Türkiye'nin deprem açısından hareketli bir coğrafyada bulunması bir tesadüf değil, doğrudan levha tektoniğinin sonucudur. Ülke, birbirine baskı yapan büyük levhaların kesişme bölgesinde yer alır.
Üç levhanın sıkıştırdığı bir ülke
Genel bir tabloyla: güneyden ilerleyen Arabistan levhası, Afrika levhası ile birlikte kuzeydeki büyük Avrasya levhasına doğru baskı yapar. Arada kalan Anadolu bloğu bu sıkışma yüzünden batıya doğru, saatin tersine hafifçe döner gibi itilir. Bu hareket, ülkeyi boydan boya kat eden büyük fay kuşaklarını besler.
Başlıca fay kuşakları
Bu sıkışmanın yol açtığı iki büyük yapı sıkça anılır:
- Kuzey Anadolu Fay Zonu: Ülkenin kuzeyini doğudan batıya kat eden, yanal atımlı (bloklar birbirine göre yatayda kayar) uzun bir kuşaktır.
- Doğu Anadolu Fay Zonu: Ülkenin güneydoğusunda uzanan, yine yanal karakterli büyük bir fay sistemidir.
Bunların yanında batı bölgelerde, zeminin gerilerek incelmesiyle oluşan farklı tipte faylar da bulunur. Her fayın hareket biçimi, ürettiği depremlerin karakterini etkiler.
Diri fay ne demek?
Bir fayın diri (aktif) sayılması, jeolojik olarak yakın geçmişte hareket etmiş ve gelecekte de hareket edebilecek olması demektir. Hangi bölgelerin hangi faylara yakın olduğunu bilmek, yapıların buna göre tasarlanması ve hazırlığın planlanması açısından önemlidir. Türkiye'de diri fay haritaları yetkili kurumlar tarafından hazırlanır ve güncellenir.
Coğrafyayı bilmek hazırlığın parçasıdır
Bir bölgenin fay gerçeğini bilmek korkmak için değil, hazırlanmak içindir. Yapı güvenliği, zemin etüdü ve bireysel hazırlık bir araya geldiğinde, aynı deprem çok daha az zararla atlatılabilir. Deprem coğrafyası değişmez; ama ona verdiğimiz yanıt tamamen bizim elimizdedir.